
Bu sıralarki ruh halime o kadar uydu ki bu şarkı adı…
For now I am winter: Ege yazmıştı bir ara, yazdığı çok anlamlı, çok yere dokunan capslerin birinde, her mevsim tomurcuklanmak çiçek açmak ışıklar saçmak falan zorunda değiliz diye… Ben de bu sıralar ya katil olacağım, ya kış. Seçenekler kısıtlı.
Gönlümde neler neler var, orada tomurcuk eksik değil, ışıklar, aşklar dolu gönlümün derinlerinde: Altay var heeerrr şeyden önce. Altaylarda olma hayali var, Altayca konuşmak, Altay havası solumak, derelerde yuğmak ve ata binmek ve Altay toprağıyla halvet olmak. Yüzlerce kitap okumak var sonra, tarımdan Türk kültürüne, arkadaşlarımın romanlarından kendi kitaplarıma okumak, okumak. Toprağa dalıp onunla bütünleşmek var üstüne, tohumları tükürüğümle ıslatmak, toprakları gübreleri ellerimle birleştirip ayaklarımla ezmek var. Yazmak, yazmak, yazmak var sonra. Motoruma atlayıp “yiiikkka” diye kartal çığlıkları atarak uçup gitmek, canımın istediği yerde çadır atıp ufak tefek mücadelemi vererek doğanın koynuna girmek var. Daha neler neler var.
Ama gönlüme sıra gelmeden, yapılacaklar listem var. Aranacaklar, ödenecekler, bekleyenler ve anlaşılacaklar var. Bitecekler, kapatılıp kenara konacaklar var. Var oğlu var.
O halde ne yapıyoruz? Sadece bize güç verecek, ışık verecek şeyleri dinliyor, görüyor, alıyoruz…
Biliyoruz ki, sonunda her şey iyi olacak. İyi değilse ise, henüz sonu gelmemiş olacak.
***
Bu muamma yutacak bizi. Kim ki yorulmadan uzağa, daha uzağa koşmaya gönüllüdür ancak onu kurtarabiliriz. (Lela Tataraidze)
***
İçimde bir kış var… (Tony Curtis)
***
The war you can’t win is the only one worth fighting.
***
Eğer gideceğin yolu seçmen gerekirse en zorunu seç. (Himalaya filmi)
***
Kendini, sana sadece sevgi ve özen gösterecek odalara ve durumlara sokacak kadar sev. Kendini, sana herhangi bir şekilde zarar veren odalardan çıkacak kadar sev. Kendini, sana zarar veren insanlardan sözleri ve davranışları için hesap soracak kadar sev. Kendini isteklerini, ihtiyaçlarını ve arzularını açıkça ifade edecek kadar sev. Kendini doğruyu söyleyecek kadar sev. Kendini güvende tutacak kadar sev. Kendini, artık yettiğinde, yetti artık diyecek kadar sev.
***
Issız tepelerde güneşe bakıp saati tahmin etsem;
hiç haberim olmasa perşembeden, pazartesiden. (Turgut Uyar)
***
Yağmur yağar akasyalar ıslanır
Bulutlar uçuşur geceleyin
Ben yağmura deli buluta deli
Bir büyük oyun yaşamak dediğin
Beni ya sevmeli ya öldürmeli. (Gülten Akın)
***
Zamanı tanrı yaşar. İnsanoğlu hep ölmek için türemiş. (Orhun Yazıtları)
***
Yüzümüzü güneşe döndüğümüzde gölge kalmıyor. (Mercan Dede)
***
Dünya her gün, her gün, her gün güneş doğarken deri değiştiriyor, yepyeni terütaze oluyor. İnsan, her insan, eğer insansa, her gün, her gün, her gün tanyerleri ışırken yeniden doğuyor. (Yaşar Kemal, İnce Memed)
***
(Kural 4) Bitmiş olan bir şey bitmiştir. Bu kadar basittir. Hayatımızda bir şey sona ererse, bu bizim gelişimimize hizmet eder. Bu yüzden serbest bırakmak, gitmesine izin vermek ve elde etmiş olduğun bu tecrübeyle ileri doğru bakmak daha iyidir…
***
Şiirler yazdım kitaplar okudum
elime bir bardak aldım, onu yeniden oydum
derinlerde kaldım böyle bir zaman
kim bulmuş ki kendini, kim ne anlamış sanki mutluluktan (Edip Cansever)
***
Invictus
Out of the night that covers me,
Black as the pit from pole to pole,
I thank whatever gods may be
For my unconquerable soul.
In the fell clutch of circumstance
I have not winced nor cried aloud.
Under the bludgeonings of chance
My head is bloody, but unbowed.
Beyond this place of wrath and tears
Looms but the Horror of the shade,
And yet the menace of the years
Finds and shall find me unafraid.
It matters not how strait the gate,
How charged with punishments the scroll,
I am the master of my fate,
I am the captain of my soul.
(Sir William Ernest Henley)
***
Denge
Sizin alınız al inandım
Sizin morunuz mor inandım
Tanrınız büyük amenna
Şiiriniz adamakıllı şiir
Dumanı da caba
Bütün ağaçlarla uyuşmuşum
Kalabalık ha olmuş ha olmamış
Sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum
Ama sokaklar şöyleymiş
Ağaçlar böyleymiş
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız
Aşkım da değişebilir gerçeklerim de
Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
Yangelmişim diz boyu sulara
Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum
Hiçbirinizle döğüşemem
Benim bir gizli bildiğim var
Sizin alınız al inandım
Morunuz mor inandım
Ben tam kendime göre
Ben tam dünyaya göre
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız
(Turgut Uyar)
(Ekim 2018)