İçeriğe geç

Her şey, o “Şişman Hanım” için…

Bugün Paskalya Pazarı. İsa’nın öldükten sonra yeniden dirildiği pazar günü. Mezarına hava henüz aydınlanmadan giden Maria Magdalena’nın kocaman taşı kaldırılmış, kefenleri etrafa dağılmış olarak bulduğu gün.

“İsa dirildi, bizler artık ölümün kölesi değiliz!”

İnanmak nedir? Töreni yapan genç rahip, onlarca senedir her gün dua ederken kendine sık sık bunu sorduğunu, bunu sorguladığını söyledi. Ve bulduğu cevap, beni de tatmin etti: İnanmak, her gün inanmayı seçmektir! Her gün, inanmanın ne olduğunu sormak ve her gün inanmanın teslimiyet olduğunu hatırlamak, her gün teslim olmayı tekrar seçmek ve tekrar kabul etmektir.

Maria Magdalena, dedi rahip, hava aydınlanmadan İsa’nın mezarına gitti: yani karanlıkta, yani her şey net olarak ortaya çıkmadan – o, karanlıktayken de inandı. Meryem Ana’nın, “anlamadığında da inandığı” gibi. Gerçek anlamda inandı, gayba inandı. Bizse hâlâ önce anlayalım da sonra inanalım diye uğraşıp duruyoruz. Gözümüzle görünce, mantığımızla çözünce. E nerde kaldı onun inanmak kısmı?

Ve, dedi rahip, Hıristiyanlık söyleminde inananlar kurtarılmak için dua eder ya, siz kurtarıldınız bile, etrafınızdaki her şey kurtarıldı bile, ve bu ne demek: Kurtarıldıysak, her şey aslında olup bittiyse, bu çabadan, bu didinmeden çıkmanın, sadece olmanın zamanıdır…

Bugün Paskalya Pazarı. Çarmıha gerilen İsa ölümünün üçüncü gününde, yaklaşık iki bin sene evvel, bugün mezarından diriltildi ve göğe yükseldi. Dünyanın günahlarını da yanında götürerek. Ona inananlar, ölümün kölesi olmadıklarını, İsa sevgisiyle, Tanrı sevgisiyle, Bir’lik inancıyla sonsuz hayata kavuşacaklarını gözleriyle gördüler. Bizlere de onların sözlerine inanmak –ya da inanmamak- kalıyor.

Bugün, Paskalya Pazarı’nda, o Şişman Hanımı düşündüm. Ve sevgili J. D. Salinger adına bir kez daha, kendime onu hatırlatmaya karar verdim. Glass çocuklarının radyo programına çıkarken ayakkaplarını “o Şişman Hanım” için parlatmaları gibi, her şeyi onun için yapmayı denemeye. Ve onun İsa’nın ta kendisi olduğunu hatırlamaya. O Şişman Hanımın, ve suratsız kasiyerin, ve yolumuzu kesen trafik öküzünün, ve ödeme isteyen alacaklının, ve bunayan dedemizin, ve saygısız iş arkadaşımızın, ve gürültülü komşu çocuğunun… Hepsinin İsa olduğunu.

İnanmak, gerçekleştirmektir. Herkesin bu güzelliği tatması dileğiyle: Mutlu Paskalyalar!

(Nisan 2012)

Kategori:Ordan burdan insandan...