Siz, saatleri yaşadınız. Henüz sözcük haline dönüşmemiş, ya da bir sözcük karşılığı oluşmamış durumlar yarattınız. Tanığınızım. (Cemal Süreya, Güz Bitiği) En sevdiğim saatler, akşamüstü saatleri.…
Dağdan, şehirden, bozkırdan anlar...
Siz, saatleri yaşadınız. Henüz sözcük haline dönüşmemiş, ya da bir sözcük karşılığı oluşmamış durumlar yarattınız. Tanığınızım. (Cemal Süreya, Güz Bitiği) En sevdiğim saatler, akşamüstü saatleri.…
çok uzaklarda olmak istiyorsun bazen. çok uzaklarda ve çok tek başına. yanına almak isteyeceğin şeyler yanında olmak istemiyor. o yüzden sen de hiçbir şey istemiyorsun…
Çapa sesi, ağaç motoru, at kişnemesi, yağmur tıpırtısı. Bir de alakabakların kulak tırmalayan bağırtıları. Sabah gözümü açtığımda yatağıma ulaşan sesler. Şirince’deyim, doğruyum, çalışkanım… Buraya nasıl…
Şehir dışında her yer sürgündür modern insana. Zevkle yenilip zamanla vücuttan atılan bir yemek gibi algılanır doğa da – güzeldir, hoştur, bir miktarı bir süre…