Önce domateslere bir bakayım dedim. Mini bostanımda kiraz domatesler bol bol meyve verirken normal domateslerde bir hareket yoktu, yazın sıcakları sebebiyle yaşadıkları şoktan çıkamamışlardı anlaşılan.…
Dağdan, şehirden, bozkırdan anlar...
Önce domateslere bir bakayım dedim. Mini bostanımda kiraz domatesler bol bol meyve verirken normal domateslerde bir hareket yoktu, yazın sıcakları sebebiyle yaşadıkları şoktan çıkamamışlardı anlaşılan.…
Yürüyorum… Çamurlara bata çıka. O kadar çok yağmur yağdı ki şu son 15 günde, dağlardan taşlardan aşağıya sular sızıyor yer yer, son birkaç gündür yağış…
Aylardan ekim ama eken, diken yok! Bu sene mevsimler şaşırtmaca yaptı, her şey şaştı… Yaz bitti, peki kabul ettik. Ani bir soğukla kışa girer gibi…
İrili ufaklı renk renk şahinler şehirlerarası yollarda, köy yollarında, köyde çığlık çığlığa gezinir oldu, hava mı çarptı nedir… Kerkenezler bile ortalığa çıktı, ilk kez uzun…
leylekler veda danslarını yaptılar birkaç gün evvel, yakında, ya da kim bilir belki siz bu satırları okuduğunuzda çok uzaklarda olacaklar. evet sanırım ben günlerce, uzun…
Zeytinlerin dibinde, çamların iğnesinde. Dağlara doğru inen pusuda. Bir şey gizleniyor, her şey adına. Yaprakları yerde kavaklar, koca kestanenin silueti, yoğun yeşilden selviler, sakince soyunmuş…
bugünlerde üstümde bir havalar, bir efelik ki değmeyin gitsin… küçük dağları ben yaratmışım edaları. neden mi? ev yaptım da ondan! her şey çok sinsice, gizliden…
en sevdiğim hayvanların arasında gelir. köpek, kedi, kaplumbağa. e okşanmaz, konuşulmaz, kucağa alınmaz, niye sevilir ki? valla çocukluktan beri görmenin verdiği alışkanlık mı acaba, ya…
öyle sabah olup uyandığında kuşları duymak falan değil – düpedüz uykunun ortasından kuş sesiyle kaldırılmak bahsettiğim! evet şirince’deki pansiyonda da bundan şikayetçiydim: avludaki dev erik…
Doğayı güncellemek o kadar kolay iş değil, hele bu mevsimde, her şey takip edilemez hızda bir değişim, dönüşüm içindeyken. Daha birkaç esaslı yazı eder bu…