öyle sabah olup uyandığında kuşları duymak falan değil – düpedüz uykunun ortasından kuş sesiyle kaldırılmak bahsettiğim! evet şirince’deki pansiyonda da bundan şikayetçiydim: avludaki dev erik…
Dağdan, şehirden, bozkırdan anlar...
öyle sabah olup uyandığında kuşları duymak falan değil – düpedüz uykunun ortasından kuş sesiyle kaldırılmak bahsettiğim! evet şirince’deki pansiyonda da bundan şikayetçiydim: avludaki dev erik…
Doğayı güncellemek o kadar kolay iş değil, hele bu mevsimde, her şey takip edilemez hızda bir değişim, dönüşüm içindeyken. Daha birkaç esaslı yazı eder bu…
Birkaç hafta içinde köyde yaşamamın üçüncü yılını dolduracağım. Ve nihayet bu yıl gururla ve gani gani kendi meyvelerimi yiyebileceğim! Meyve işi kolay değil. Fidanını dikmesi…
Dağlara gidiyoruz ya, ava olsun, gezmeye olsun, devamlı bir bahaneler buluyoruz işte oralara çıkmaya, doğayla kaynaşmaya… Ben de özellikle avda, genelde de dağda tek kadın…
Bu sene yok yılı. Zeytinle sadece sofrada görüşenler için bu şifreli ifadenin açılımı şöyle: Zeytin özellikle bizim ülkemizde bir sene mahsul verir, bir sene vermez.…
Bir watt ışık gerçekten sık sık anıldığı gibi bir mum ışığına denkse, yirmi kadar mum daha yakarsam uygun bir okuma ışığı elde etmiş olacağım. Evet,…
Ne zamandır ihmal ettim buralarda, doğanın bağrında olup bitenleri yazmayı. Yaz rehaveti çökmüştü sanırım. Sıcaklık ve kuraklık sona erince, suya, yağmura kavuşunca silkindim, kendime geldim,…
Çapa sesi, ağaç motoru, at kişnemesi, yağmur tıpırtısı. Bir de alakabakların kulak tırmalayan bağırtıları. Sabah gözümü açtığımda yatağıma ulaşan sesler. Şirince’deyim, doğruyum, çalışkanım… Buraya nasıl…
Şehir dışında her yer sürgündür modern insana. Zevkle yenilip zamanla vücuttan atılan bir yemek gibi algılanır doğa da – güzeldir, hoştur, bir miktarı bir süre…