Başlığı görünce çoğu okurumun yüzünde ve zihninde beliren ifadeyi tahmin edebildiğim için şu an bu satırları yazarken hınzırca gülümsüyorum: Uupps, bakalım bu “Çarşı her şeye…
Dağdan, şehirden, bozkırdan anlar...
Başlığı görünce çoğu okurumun yüzünde ve zihninde beliren ifadeyi tahmin edebildiğim için şu an bu satırları yazarken hınzırca gülümsüyorum: Uupps, bakalım bu “Çarşı her şeye…
Hangi aptal dolarla işi olmadığını sanıyor? Süt içmiyor musunuz? Et yemiyor musunuz? Ben çiftçiyim, süt ve et üretiyorum. Girdilerime bakıyorum: Aşı, ilaç, yem katkısı, sperma,…
Benden bir şey “talep edilmesine” veya benden bir şey “beklenmesine” gıcık oluyorum. Tahammül edemiyorum. İllet, ifrit, irite oluyorum. Bütün tırnaklarım çıkıp sırtım kamburlaşıyor, sinirim bozuluyor.…
Köye ilk geldiğim zamanlarda, “N’aparsın?” dediklerinde hep eylem yanıtı verirdim, hatır sorduklarını anlamadan: Yürüyorum, yemek yapıyorum, bekliyorum… Şimdi peki, şimdilerde ne yapıyorum? İyiyim bir kere.…
Çok da öpüşgen insan değilim ama, sarılıp öpüşmeyi özledim mesela. Tam da köyümdeki, Kayseri’deki, İstanbul’daki ayrı ayrı öpüşme çeşitlerini öğrenip adapte olmuşken. Köyde sırayla sağ…
Geçenlerde İzmir’in sakin havalimanında uçağa binerken her zamanki gibi merdivenleri tırmandım, daha önce yüzlerce kez yaptığım gibi aklım yerime nasıl oturacağım, yanımda nasıl biri olacağı,…
Bir sabah, Emek Kafe’deydim. Ne dönemdi hatırlamıyorum, belki gazete zamanından kalma bir alışkanlığım, burayı seven yazı işleri müdürümden geçen bir özentimdi; sonra kendi kafemi işletirken…
İçinde yaşadığımız ve bizi besleyen ortamı zedelemeden, örselemeden, gücendirmeden güzel ve sağlıklı mekanlarda barınmak mümkün mü? Nisbet yapmak gibi olmasın, Ege’de bir zeytinlikte yaşıyorum on…
“İmkânsız” görünen bir Altay ayılının Bünyan’da mümkün oluşunun öyküsü… Her şey 2018 yazında, Altaylar’da başladı. Yürüyüşçü dostlarımın sayesinde Sibirya’yı görmeye diye gittiğim gezi, Rusya’ya bağlı…
Herhalde sanıyorsunuz ki oh ben ne kolay gidiyorum. Pılıyı pırtıyı pıt diye toplayıp, aldım mı başımı bir anda “Ver elini yaban eller,” diyorum… Saçlarımı savurarak…