Dün gece, geceyarısına yakın, köyde bir tur atayım, biraz yürüyüş yapayım dedim… Çok severdim bu sokakları, hele geceleyin. Sonra uzak düştüm, bir sebep olmadan, hedef…
Dağdan, şehirden, bozkırdan anlar...
Dün gece, geceyarısına yakın, köyde bir tur atayım, biraz yürüyüş yapayım dedim… Çok severdim bu sokakları, hele geceleyin. Sonra uzak düştüm, bir sebep olmadan, hedef…
Çoğunuz bilmez böyle bir heyecanı… Olsa olsa, Ramazan gerginliğini bilirsiniz belki. Ya oruç tutan gergin vatandaşlar nedeniyle, ya da trafik yoğunluğunun tuhaf saatleri. Veya ardından…
Değiştim. 11.000 metre yükseklikte, ayaklarımı uzatmış önümdeki 11 saate bakarken aklıma pıt diye bu cümle geldi. Değiştim. Ne kadar umut verici bir cümle, ne kadar…
Sabahtan beri dilim bunu söylüyor: “En los montes, monte soy.” Dağlarda ben de dağım. Paris var işin içinde, Bünyan var, Jose Marti*’nin Cuba’sı var… Nerden…
…Klasikleri okuyun, mutlaka klasikleri okuyun diye başımızın etini yediği için. 10 yaşımdan itibaren evin en güzel, en sıcak odası, en güzel manzaralı odası dolup taşan…
Ne öğrendiysem, gezerek öğrendim: Bırakınız gezsinler… Slogan falan sanmayın, turizm propagandası diye bir kenara atmayın. Eğitimden bahsediyorum. Çünkü, tuhaf ama öyle, gezmek eşittir öğrenmekmiş meğer.…
Dünyada bir Nuri Bilge Ceylan var, bir Marguerite Duras var. Kala çiçekleri var, sade, zarif. Alin Taşçıyan güzel röportaj veriyor, gerçek, komik; bir sürü film…
Benim iki sene önümde kimya mühendisliği okuyan ablam, 3. senesinin sonlarında bir gün okuldan geldi ve dedi ki: Yahu bu nasıl iş?! İlk 2 sene…
Küçük insanlar, evladım, tehlikelidir. Tehlikelidir çünkü evladım, küçük insanlar zararlıdır. Çevreye, hayata, başka insanlara zararlıdır. Kendi küçük, sıradan, boş hayatları yüzünden herkesin hayatını öyle sayarlar.…
İstiyorum ki sivilcelere ilaç sürmeler, yıkanacak çamaşırlar, sevgilimle edilen kavgalar, temizlenecek odalar, biçilecek otlar, aranacak insanlar, gelmesi beklenen elemanlar, bozulmuş şeyler ve değişecek ampuller ve…